Etiketler

, , ,

annebenkimim1
Yok yok, Bilge henüz bu kadar büyük sorular sormuyor. Kitaptaki Mimi sormuş fakat bence verilen cevaplar tam olarak “ben kimim?” sorusunun yanıtı değil; daha çok sosyal rollerimiz. Tam da bu noktada, Bilge’ye değil de kendime okuduğum Güneş Çavması kitabında yazanlar aklıma geliyor: “Konu istediğimi yapıp hayalimi gerçekleştirecek kadar kendime sahip çıkmam. Konu bana dayatılan ve verilen kimlikleri yırtıp atabilmem. Bana öğretilen, hatta bazısını ezberlediğim endişe ve korkularımdan kurtulmaya çalışmam… Konu kendimle tanışmam, özüme dönme çabam!” İşte tam da bu!

Bu yolculuk daha çok çok minikken başlıyor. Ve büyürken hayatımıza giren herkes tarafından şekilleniyor. En önemlisi anne-babalar ve öğretmenlerimiz…

Will Smith’in ‘The Pursuit of Happyness’ (Türkçeye umudunu kaybetme olarak çevrilen) filminde basket sahasında oğluyla yaptığı konuşma beni çok etkilemişti. Will Smith’in oğluna söyledikleri; “Hey! Birinin sana bir şey yapamazsın demesine izin verme! Hatta benim bile. Anlaşıldı mı? Bir hayalin varsa onu koruman gerek. İnsanlar bir şey yapamaz ve senin de yapamayacağını söylerler. Bir şey yapmak istiyorsan gidip onu zorla al…”

Harika bir motivasyon filmiydi…

annebenkimim2
Marianne Valentine’yi ilk defa okuduk ve başka kitapları var mı bilmiyorum. (Aynı yazardan başka kitaplar okumayı da seviyoruz çünkü) Ben kimim? sorusuna bu kitapta cevap bulamadık belki ama Mimi’nin musluğun üzerindeki damladan okyanustaki yunusa kadar uzanan hayal gücü çok hoşuma gitti. Kitaptaki çizimler Philip Giordano’ya ait. Mimi’nin hayal gücünü çok şirin bir şekilde resmetmiş. Mavi bulut yayınevinden çıkan bu kitabı uzun zamandır okuyor olmamıza rağmen karton kapak olduğu için dayanıklılığını sürdürüyor.

pezzettino1

“Anne ben kimim?” kitabıyla aynı felsefeden baktığını düşündüğüm, Leo Lionni’nin yazdığı ve resimlediği “Pezzettino” kitabını da bu postta paylaşmak istiyorum. Minikler verilen mesajların ne kadar farkındalar gerçekten bilmiyorum ama bizim zamanımızdaki pamuk prenses gibi vahim hikayelerin çooook ötesindeler. Beni bu dönemle ilgili en mutlu eden şey, böyle güzel çocuk kitapları olması.

Pezzettino (Petsettiino diye okunurmuş) İtalyancada ‘parçacık’ anlamına geliyormuş. O küçük turuncu kare parçacık, kendinden başka herkesin kocaman olduğunu ve harika işler yaptığını görünce kendisi için ‘ben herhalde başkasının küçük bir parçasıyım’ diye düşünüyor. Ve bu sorunun yanıtını bulmak için bir yolculuğa çıkıyor. Yolculuğu sırasında önüne çıkan herkese soruyor ve aynı anlama gelen yanıtı alıyor. Bir parçam eksik olsa ben, ben olamam ki… Pezzettino anlayamasa da yoluna devam ediyor ve sonunda buluyor! Nasıl bulduğu kitabın sonunda yazılı.

Kendini bulmak, kendin olmak diyoruz ya… Böyle derin bir konunun, yalın bir dille bir çocuk kitabı haline getirilmiş olması heyecan verici! Resimlerdeki renkler, geometrik şekiller, ebru tekniği ile çizilen o denizler kayalar hem çok zengin hem çok sade.

Yine okumakla kalmadık, aktivite haline de getirdik. Ama itiraf edeyim o karelerle Bilge kendi objesini yaratsın isterdim, o ise ille de aynısını yapmak istedi… Önce kareleri boyadık, sonra parça parça kestik ve başka bir kağıda yapıştırarak bütün haline getirdik. Ne edelim, ince motor aktivitesi oldu. Bunları yapalı da üstünden bir sene geçti ve ben ancak yazıyorum.

03.2015_bilge_aktivite_boyama-10

03.2015_bilge_aktivite_kitap

Reklamlar