Etiketler

, , , ,

Ne çektik be şu geniz etinden! Ne kulak sıvısıymış, kurumadı geçmedi! 3 yaşına kadar üç kere antibiyotik içmeyen çocuk, bu kış 3 ayda 3 kutu devirdi de bana mısın demedi. Üç ay boyunca tıkalı burunla gezdi; bir hafta iyiyken iki hafta hastaydı, 5 defa ENT Tıp Merkezinde KBB doktorumuz Hamdi Yakut‘a gittik geldik.

Tüm bu sürenin uzunluğu bizi ne kadar bezdirse de, aslında benim için psikolojik açıdan ameliyata hazırlık süreci oldu. Önce kendimi sonra da Bilge’yi hazırladım. Ona verdiğim bilgilerde detaya girmeden, ne zaman nereye gideceğimizi, kimlerin ona yardımcı olacağını, geniz etinin alınacağını ve böylece daha rahat nefes alacağını, kulak sıvısının alınıp artık ilaç içmek zorunda kalmayacağını falan anlattım.

Aslında ameliyatı yaz sonrasına sarkıtabilirdik eğer işin içinde ‘kalıcı işitme kaybına sebep olur’ dedikleri kulak sıvısı olmasaydı…

Ameliyat Bahçelievler Aile Hastanesi’nde doktorumuz Hamdi Yakut tarafından yapıldı. Sabah 7-8 civarı girdiğimiz hastaneden öğleden sonra 13.30 civarı taburcu olduk.

Sabah odaya girdikten bir süre sonra tahlil için kan almaya geldiler.
– “Şurup veriliyor, çocuk hiçbir şey hissetmiyor falan diye duymuştuk…”
– “Evet, ama süreci uzatır. Siz bilirsiniz, isterseniz bekleyebilirsiniz” dendi.
– “Tamam o zaman bir deneyelim” dedik.
04.2015_bilge_kbb_ameliyat-28

Biz, tamam deneyelim, Bilge dirayetlidir dedik de bu kadar da değil! Nitekim kelebeği takana kadar gözyaşı bile dökmedi ama sonrasında hoşlanmadığını görünce tamam dedik, hiç psikoloji falan bozmayalım, travma yaratmayalım… “şurubu getirin lütfen”. Meğer anestezi uzmanını beklemeliymişiz. İğne elinde 20 dk falan anestezi uzmanını bekledik. O süreçte babasının kucağında, koridoru gezdi, biraz telefonda videolara baktı…
04.2015_bilge_kbb_ameliyat-27Ne işlem yapılacağını bilseydim deneyelim bile demezdim. Kolunu sıyıracak, iğneyi batırıp kanı şırıngaya çekecek olay bitecek sanıyordum. Ay çok cahilmişim! Ne bileyim ben,
önce damar yolunu açıp o kelebek denen şeyi takacaklarını,
sonra da 3-4 tüp kan alacaklarını!
hatta o kanı almak için kolunu boğum boğum sıkacaklarını….
04.2015_bilge_kbb_ameliyat-30

Anestezi uzmanı geldi, sırtını göğsünü dinledi. 3-4ml bir şurup içirdiler, Bilge 5 dakika içinde sedasyon (bu kelimeyi de ilk defa duydum; böyle leyla gibi oluyor, dili örülüyor, kafayı kolu tutamıyor, sakin ve gevşek halde…) etkisine girdi ve kan almaya geldiler. İğne yeri tıkandığı için boşuna yapılmış oldu ilk aşama, diğer elini de deldiler. Süreçle ilgili tek ve en büyük pişmanlığım bu oldu.

Kan tahlilinin sonuçlarını beklerken Bilge’ye önlük giydirmeye geldiler. Mavi önlük ve yeşil boneyle yine de şipşirin ama içimi acıtan bir görüntüyle biricik kızımı uyanık tutma çabasındaydık.

Ve ameliyata giriş zamanı geldiğinde sabah 9 buçuğa geliyordu. Sedyeyle yanında ameliyathaneye giriş kapısına kadar gittik ve o içeri girdi, biz dışarıda kaldık, kapı kapandı… İşte o an çok savunmasız, çaresiz hissediyor insan… Bilge yeni doğduğunda, sadece birkaç günlükken topuk kanı aldıklarında ne kadar çok ağladığımı hatırladım… Ve Bilgeyle birlikte büyüyen bir yüreğim olduğunu hissettim…

Ameliyathaneye girip çıkması yaklaşık 40 dk kadar sürdü. Çıktığında sedyede yüzü koyun yatarken, gözleri kapalı, ağlıyordu… “Buradayız bitanem, anne baba yanında kızım” dedim… Birlikte odaya çıktık, şükürler olsun.

Çok uykusu vardı, derdi uyumaktı, tansiyonunu ölçtürmedi, “hiçbir şey yapmak istemiyorum” diyordu:) Uyudu…

Hamdi bey geldi, var olan hırıltısının normal olduğunu, ameliyatın iyi geçtiğini, geniz etinin alındığı ve kulak sıvısının çekildiğini söyledi. Etin fotoğrafını gösterdi; büyükçeydi. Sıvının ise tüp takmayı gerektirmediğini, önceden kullanmış olduğumuz ilaçların işe yarayıp sıvıyı kolayca alınabilecek hale getirmiş olduğunu söyledi. Yemek içmek ve banyo konusunda uyarılarını yapıp gitti.

Bir süre sonra yemeği geldi. Soğuk hoşaf, soğuk yoğurt, soğuk muhallebi ve buz gibi dondurma! Dondurma? Gerçekten ilk defa duydum, gördüm. Meğersem verilirmiş böyle ameliyatlardan sonra… Eh madem ne yapalım, yedirdik…

Hastaneden çıkarken Bilge yorgun ama iyiydi. Evde uyudu. Ağrısı, bulantısı veya başka hiçbir şeyi olmadı çok şükür. Doktor beş günlük bir koruyucu antibiyotik yazdı (neeeyyy! yine mi antibiyotik? diye bir çığlık yükseldi içimden) bir hafta sonra kontrole çağırdı.

Ertesi gün ameliyat olduğunu neredeyse ben bile unutmuş durumdaydım. Binlerce kez şükrettim, Allah hep sağlık versin, tüm çocukları korusun.

Reklamlar