Etiketler

, , , ,

Photo 8.03.2015 15 14 43Küçükken annemle gittiğim, çok sevdiğimi hatırladığım oyun; fareli köyün kavalcısı idi. O kadar çok sevmişim ki birden fazla kez gitmişim yanlış hatırlamıyorsam…

Büyürken de tiyatro sevgisi azalmadı içimde. Okul dönemlerimde tiyatrocu olma isteğim bile vardı ancak buna karşılık “tiyatro karın doyurmaz… torpil gerekli… o iş zor” gibi söylemler duyduğum ve yönlendirilmediğim için sadece bir tiyatro seyircisi olarak hayatıma devam ediyorum.

Uzun zamandır Bilge’yi bir tiyatro oyununa götürmek istiyordum… Daha önce tiyatro salonunda olmasa da bir grup çocukla, en sevdiği kitaplardan biri olan üç kedi bir dilek kitabının yazarı Sara Şahinkanat’ın sunumunda kukla tiyatrosu izlemişliği vardı. Çok beğenmişti, hatta “anne yine gidelim, ne zaman gideceğiz?” diye istekli ve hazır olduğunu belli ediyordu…

Geçtiğimiz pazar Fatih Reşat Nuri sahnesinde gittik “Piti” oyununa… 

Photo 8.03.2015 15 03 55

piti2

Oyun 40 dakika sürüyor. 3 yaş üstü için hazırlanmış.
Konusu: Annesini kaybetmiş bir kaz yavrusu olan Piti daha yumurtadayken üç kardeşin bahçesine yuvarlanır. Yumurta çatlar, içinden Piti çıkar. Üç kardeş Piti’yi çok severler ve ona annesini bulması için yardım etmeye karar verirler. Fakat Muhteşem Kurt peşinde olduğu uçurtmayı ele geçirebilmek için Piti’yi kaçırır.

piti1

Oyunun adının Piti olması bizim için talihsizlik oldu çünkü Bilge’nin ilk gittiği kukla gösterisinde, kedilerden birinin adı; Piti. Ve ben Bilge’yi yumurtadan çıkan minik kuşun adının Piti olduğuna ikna edemedim, zira Bilge de oyun boyunca “anne, Piti ne zaman çıkacak?” diye sorup durdu:)

İlk defa böyle bir ortama giren Bilge’yi ‘oyun başlayınca ışıklar ve kapılar kapanacak’ diye hazırlamayı unuttum. Kapının kapalı olduğunu fark edince; kapıyı neden kapattılar, baba dışarıda kaldı diye ağlamaklı oldu, neyse ki uzatmadı…

Hoparlörlerden gelen sesler bazen mikrofon cozurtuları nedeniyle rahatsız edici oldu ki ses fobisi olan Bilge için iyi olmadı ama alışacak zamanla…

Etrafı seyretmekten oyuna yarım yamalak baktı, çıkınca ben babasına oyunu anlatıp aralarda kuklaların taklidini yapınca, bana tekrar tekrar anlattırmaya başladı:)

Oraya kadar gidip de Vefa’da boza içmemek olmazdı. Bilge bir iki kaşık tatsa da sevmedi, ama leblebi kısmına dahil oldu:)

Esas bombayı ise oyun bitip dışarı çıktığımızda patlattı. Babası sordu:
– Bilge, oyunu beğendin mi?
– Evet… ama Piti çıkmadı.
:))

Reklamlar