Etiketler

,

nisan2014_bilge_kitapları-6
Çok okuyan mı bilir çok gezen mi? Tartışmalı bir soru… Aslında iki seçenek de doğru hatta ikisi birden daha doğru. Ve ikisi de çok keyifli.

Fakat bilmek bazen yorucu oluyor ve mutsuzluk getirebiliyor. Şahsen ben bazen, bazı şeyleri bilmeseydim diyorum. Ne demişler; “cahil insan, mutlu insandır”

Bir de bilip de bilemediklerimiz var ki bana göre o daha yorucu! Şu GDO’lu, bu kanser yapıcı, onun içinde paraben varmış, bunun ambalajında bilmem ne varmış, x bilir kişi yağ yiyin dedi, beriki pekmeze dikkat dedi, birisi diyor süt içmeyin diye yok öteki diyor keçi sütü iyimiş diye…… Aaaayh! Kimya okuyup kendime laboratuvar açasım geliyor valla. Kendim araştırıp kendim görücem!

Çocuk yetiştirirken de aynı mesele… Milyon tane sistem binbir farklı görüş var. Birinin ‘şöyle davran özgüvenli olur’ dediğine, diğeri ‘öyle yaparsan şımarık olur’ diyor… Bilginin insanı şüpheden kurtarması gerekirken, bu tarz bilgiler daha çok kafa karıştırıyor. Ailede adımın ‘kaçık’a çıkması an meselesi!

Peki sorarım size, bunca bulanık bilginin içinde ben akıl sağlığımı nasıl korurum? Kolay değil ama çocuk kitapları yardımcı oluyor, öneririm:)

Bilge’nin raflarını İkea’dan aldık. Kitaplarını belirli aralıklarla dolap içinde duran diğer kitaplarla değiştiriyorum, yeni almışım gibi oluyor. Hem kitaplara hem de kitaplığa ilgisi yoğun oluyor.

Benimse hayalim; bir odasında duvardan duvara kitaplığı olan bir ev var.
Bir gün olacak:)

Reklamlar