Etiketler

, , , , ,

uykuluvakvak
Her zaman ve her an bir mücadele ile geçiyor evde günler. Bez değiştirirken, kıyafet giydirirken, yolda yürürken, araba koltuğunda otururken, telefonlarla oynamasını engellemeye çalışırken, ellerini yıkadıktan sonra sudan ayırmaya çalışırken, banyo yaparken kovadaki suyu yere dökmemesi için dil dökerken, oyuncaklarını toplasın diye yalvarırken, yolda gideceğimiz istikamette yürümesini isterken ama en çok da uyusun diye uğraşırken!

Eğer bir çocuk sabah 8 civarı (bazen 7-7.30) kalkıp, gün içinde 1,5 saat uyuduğu öğle uykusundan 14.00 gibi kalkmasına rağmen gece en erken 23.30’da uyuyor (yatağa 21.30’da yatırılır) üstelik uyuyana kadar 2 saat anneyi odada zorla alıkoyuyorsa o anneye dikkat edin, ağzına geleni söyleyebilir, fazla üstüne gitmeyin, hoş görün ve uykudan bahsetmeyin.

Hele ki o anne, türlü türlü rutinleri denemiş, itinayla çocuğun 21.30’da yatağında olmasını sağlamış ve bu konuda istikrarlı davrandığı halde olmamışsa ve hatta öğle uykusunu kaldırmayı da denemiş sonuç değişmemişse o annede KAYIŞ KOPMUŞ demektir!

Şurada kaç aydır evdeyim, Bilge’nin uykusu hala düzensiz. Ben mi beceremedim, Bilge mi inatçı, onu da bilemedim. Biri rastgele “kaçta uyanıyor?” diye sorsa ne diyeceğimi şaşırıyorum. “Kafasına göre” desem, karşı taraf “aaa anneye bak, çocuğunun uyku düzenini önemsemiyor” diye düşünecek. “Düzensiz” desem, “kaç gibi mesela?” diye yeni bir soru oluşuyor. Haydiii… bir açıklama gereği duyuyorum ki sonu gelmiyor ve anlatırken delleniyorum. Zaten arada “hımm, ışıkları falan kapatsanız? Televizyon açıyor musunuz? Öğle uykusundan kaçta kalkıyor?” gibi kulaklarımdan ve burnumdan buhar çıkmasına sebep bir muhabbete dönüşüyor. Uyku ve uyanış saatlerini yazsam şuraya, takip edemezsiniz. Öyle dengesiz öyle düzensiz!

Tamam, Bilge çok inatçı, uykuyu sevmiyor ama muhakkak bizim de yaptığımız yanlışlar var diye düşünüyorum. Profesyonel bir yardım almadan önce yaptığım/yapmadığım/yapamadığım şeyleri iyice değerlendirerek, son bir kez daha deneyeceğim.

Son olarak…. tam 2,5 senedir var olan bu uyku sorununun, Bilge’nin ilerideki hayatını nasıl etkileyeceğini düşünmenin dışında, bir aile sorunu haline gelmiş olmasına ve kendi hayatımı hiç yaşayamıyor olmanın yarattığı gerginliğe rağmen, her zaman şükür sayesinde hala ayaktayım. Hele ki son zamanlarda, haberlerden/sosyal medyadan duyduğumuz bu dünyadan çok vakitsiz giden, küçük bedenlerin kayıplarının yarattığı büyük acıları düşünüp kızıma sıkıca sarılıp, Allah’a şükrediyorum, teşekkür ediyorum. En büyük sorunumuz varsın bu olsun, yeter ki kızım sağlıklı ve mutlu olsun!

Reklamlar