Etiketler

, , , ,

legolarla

Bugüne kadar Bilge’nin böyle oturup bir oyuncakla 15 dakikasını geçirdiğine tanık olmamıştım. Legolarını çok sevdi; takıyor çıkarıyor, üst üste birleştirip kule yapıyor… 15 dakika yakama yapışmadan kendi kendine oyalanmışken anası sen de git bi kendini dinle di mi? Ama yok olmadı. Kapının arkasından izledim onu, ne yapıyor, nasıl oynuyor gözlemlemek istedim. Pek güzel oynadı ama başka zaman gözlemlediklerimden beni endişelendiren şey istediği bir şeyi yapamadığı zaman sinirleniyor olması. Sinirleniyor çünkü çok hırs yapıyor, bundan korkuyorum üstelik ne yapacağımı bilmiyorum. Haydiii bakalım Zeynep Hanım, devir kitapları, sor uzmanlara, düşün taşın kaşın… Ne yapmalı, nasıl yaklaşmalı, nasıl öğretmeli?

Her duygusuyla baş edebilmeyi öğrenmesi gerekiyor. Hayatta kaybetmek de var kazanmak da, başarmak da var, yetersiz kalmak da… İşte şimdiden başlıyor öğrenmeye. Büyüdükçe çok daha fazla şey yaşayacak. Her zaman iyi şeyler görmesi, yaşaması hep dilimde dua ama ben bunun garantisini veremem kaldı ki böyle bir şeyin mümkün olduğunu da düşünmüyorum. Ancak özellikle çocuğun karakterinin oluştuğu ilk altı yılında duygularını tanımasını ileride de onlarla geçinebilmesini öğretmek için elimden geleni yapacağım. Okuyup edindiğim bilgilerle, ona okuduğum kitaplarla, oynadığımız oyunlarla, dramayla, sunduğum çevre ve imkanlarla elimden geleni yapacağım. Bunları yaparken bilinçli anne ile abartan anne arasındaki ince çizgide yürüyor gibi hissediyorum kendimi, abartan anne tarafına düşmekten endişeleniyorum.

Reklamlar