Etiketler

,

-40 içi-

Geçen 1,5 ay birbirimize alışmaya çalışırken hızla geçti. Zaten ilk 10 gün Bilge’nin göbeğinin düşmesini bekledik. 15 günlükken gaz sancılarımız başladı, gece gündüz birbirine karıştı üstelik hala yoğun bir şekilde devam ediyor. Bense bebeğimin sağlığı için inat ve ısrarla gaz ilacı kullanmayı reddediyorum. İnternetten, sağdan soldan gaza derman olacak her türlü bitkiseli deniyorum, bitkisel diye satılan ‘ilaç’ları da reddediyorum.

Geceleri uykusuz geçirdiğimiz için bari işe giden babayı uyutabilelim dedik ve salonda yatmaya başladık. Ben koltukta yatıyorum, Bilge de geceleri yanıma çektiğim pufta yatıyor. “Hık” dese gözümü açıyorum, kontrol ediyorum. Ağzından burnundan kustuğu için bir kaç sefer boğulma tehlikesi atlattık. Neyse ki burun aspiratörü var, burnundaki sümükleri çekip nefes almasını sağlıyorum. (Yeni doğan bebekler ağızlarından nefes almayı bilmedikleri için burnu da sümükle dolunca tıkanıp korkutuyor) İlk günlerde bazı geceler babaannesi ya da anneannesi geldi yardıma ama yine de içim rahat etmediği için uyuyamıyordum. Uyuduğum bir kaç seferde de Bilge’nin yanında olmadığım için kabuslar görerek uyanıyordum. Bilge uyandığında meme ucumdaki ilaçları temizlerken babaannesi ağlayan Bilge’yi oyalamaya yardımcı oluyordu.

Bilge gündüz de çoğunlukla pufta uyuyor. Misafir gelecekse yatak odamızdaki park yatağına yatırıyoruz. 1,5 ayı geçti ve biz hala yataklarımıza gidebilmiş değiliz. Gün içinde canlı cenaze gibi geziyorum.

Gündüzleri kırk gün boyunca annem ve kayınvalidem hep bizdeydi, gelen misafirleri ağırladılar. Ziyarete gelen misafirler illa ki pasta, börek, çörek, poğaça, tatlı, kek gibi envai çeşit yiyecekle geldikleri için annemler misafirlere ikram için pek de bir şey yapmalarına gerek kalmadı. Öyle ki küçücük balkonumuz büfeye dönüşmüştü, satışa mı çıkartsak diye düşünmeye başlamıştım.

Sürekli ev temizlenip toplanıyor, çamaşırlar yıkanıyor, ütüler yapılıyor, yemekler hazırlanıyor, bulaşıklar yıkanıyordu. Bilge’den başka hiçbir şeyle ilgilenmedim, evde bir çöp dahi kaldırmadım ilk zamanlarda, çok ama çok yardımları oldu annemlerin, Allah eksik etmesin. Tabi gülün bile dikeni var; ceremesi ise işte bu adetlere, hurafelere maruz kalmak oldu. Ziyarete gelen giden olduğu için gündüz uyuyamıyordum, gece de Bilge uyumuyordu. Zaten iki saatte bir emzirmek gerekiyordu. Emzirdikten sonra meme ucu çatlağı bakımı işlemi başlıyordu. İlaç sür ama hemen kapatma, kurumasını bekle, Bilge uyanmadan temizlemek gerek, git banyoda yıka derken Bilge tekrar uyansın, aynı şeyler tekrar başlasın ve günler sürsün…

-40 uçurma-

Yarı kırkta büyük babaanneye gitmiştik, kırkı çıktığında da büyük anneanneye gittik. Akrabalarımız ve bebekleri de vardı. Oturduk, yedik içtik muhabbet ettik… Zaten habire bir yeme içme durumunda olduğumuz için bahane olsun diye mi çıkmış bu adetler diye ciddi ciddi düşündüm.

Ne maksatla verildiğini bilmediğim pamuğumuzu, sütümüzü, yumurtamızı alıp akşam ezanına doğru eve yürüyerek döndük. Adetler adetler adetler… Ve Bilge ve ben yine bir adet olan 40 banyosunu -duyduğumuz ve öğrendiğimiz kadarıyla- uygun bir şekilde yaptık.

Reklamlar